Mutfağımızda her yemek başlı başına bir güzellik ve sanattır. Güzel sanatlar kapsamına girecek kadar güzeldir, doğaldır, natüreldir, tedavi edicidir, lezzetlidir.

 

Türk mutfağı çeşit açısından sayılamayacak kadar bir zenginlik sergiler. Sadece patlıcanın bile yüzlerce pişirme şekli ve yemeği vardır. Bırakın yöresel yemekleri, her şehrin her kasabanın hatta her köyün geleneksel kendi iklimine uygun yemek çeşidi mevcuttur.

 

Geleneksel TARHANA dediğimiz zaman bile her yöreye has tarhana üretildiğini görürüz.
Zengin bir sofra töremiz vardır. Su içiminden tutun da oturuş şekline kadar her şey incelendiğinde mutlaka bilimsel bir sebebe dayanır. Atalarımızdan gelen bu töre Milletimizin yeme içme konusunda dünyaya ders verecek düzeyde bir kültüre sahip olduğunu gösterir.

 

İngiliz İmparatorluğu büyük elçisi Sir Edvar Burton İstanbul’da şerefine verilen yemek ziyafetinden sonra Kraliçe Elizabeth’e verdiği raporunda yüzden fazla yemek ile karşılaştığını bildirmiştir. Özellikle gül şerbetinin tadını unutmadığını, yemek bitince ellerini budur suyu denilen(içinde Öd ağacı, misk, sandal ağacı ve çiçek suları bulunan) çok güzel kokulu bir su ile yıkadıklarını ve bunu çok beğendiğini yazmıştır.

 

Dünyada önde gelen en önemli üç mutfak, Türk, Fransız ve Çin mutfağıdır.

 

Mutfağımız diğer iki mutfakla mukayese edildiğinde en zengin çeşide sahip olan mutfak olarak karşımıza çıkar. Her yörenin ayrı bir yemeği vardır. Bu bakımdan yemek çeşidi açısından zenginlik kaçınılmazdır. Yiyeceklerin sayılamayacak kadar çok pişirilme şekilleri vardır.

Çin mutfağı genellikle deniz ürünlerinden oluşur ve yer yüzünde ne kadar canlı varsa hepsini yenilebilir kılar.

Fransız mutfağı ise çoğunlukla et ve soslardan meydana gelir. Etin lezzetini sos ile vermeye çalışırlar. Türk mutfağında ise et pişirme konusu başlı başına bir sanattır. Et kendi yağında ve suyunda çoğu zaman tandır olarak veya baharatlarla pişirilerek en üst seviyede lezzete ulaştırılır. Hatta bazı gurmeler Osmanlı mutfağına domates ve salçanın girmesi ile etlerin lezzetinin bozulduğundan bahsederler.

 

Mutfağımız yemek sanatının her dalında birbirine eş değer zenginlikle örnekler vermiştir. Bu sebeple bizim mutfağımız sadece kendi yemekleri ile yarışabilir. Uzmanlara göre ilişkide bulunduğu bir çok yabancı ülke mutfaklarını etkisi altına alan mutfak “İstanbul Mutfağı” dır. Anadolu’da yaşatılan yemeklerle birleştiği bir çok yön olsa da tam bir bütünlük sağlamaz. İstanbul mutfağı kendi adına özgün bir mutfaktır.

turk-mutfagi-mutfagimizin-dunya-mutfaklari-ile-iliskisi

Kaynak: Mutfak Kültürümüz ve Pratik Yemek Tarifleri (Milli Gazete-Güzin Osmancık)

Bu yazı aylinn tarafından 16 Şubat 2014 tarihinde yazılmış.

Kadınlarda Dönemsel Stres...

Kadınların son dönemlerde en çok şikayet ettiği dertlerden birisi de dönemsel stresler olmakta ve bu say...

Mihr Çorbası Tarifi (Siirt Yöresi)...

Birbirinden enfes yemek tarifleri Aylinn.com’da!   Daha önce Aylinn.com’da sizleri birbirinden lezi...

GÜZELLİK ve Şifa Kaynağı: KARPUZ...

Yaz mevsiminde sofralarımızdan eksik etmediğimiz, serinletici, bol su kaynağı, antioksidan etkisiyle öde...

Android ve IOS oyunu olan “aa̶...

Merhabalar, Bugün sizlere daha önce hiç yazmadığım bir konu hakkında yazı yazacağım. Belki de bu bir baş...

BURÇLAR
Bumerang
Bumerang - Yazarkafe

Aylinn.com © 2014 Her hakkı saklıdır. -- Google -- İletişim