Hz. Ömer bunu şöyle izah ediyor: “Deseler ki herkes cehenneme girecek ama bir kişi cennete girecek o bir kişi ben olabilir miyim diye ümitlenirim. Deseler ki herkes cennete girecek ama bir kişi ateşe girecek o bir kişi ben olabilir miyim diye korkarım.” 


Büyükler havfı (korkuyu) daima yaşamışlardır. Ama recayı (cennete girme veya bağışlanma ümidi) da hep arka planda tutmuşlardır. Çünkü onların derdi cehennem veya cennet değil, onların derdi ve korkusu Yüce Allah’tan uzak düşmektir. Tasavvuf özetle budur aslında. O’nun rızasının dışındaki rızaları şirkle bir görmektir. Onun için mürşitte fani olmak, Hz. Peygamber’de (s.a.v.) fani olmak, Yüce Allah’ta fani olmak demişler. Fena olmayı (yok olmayı), sübuttan (var olmaktan) önde tutmuşlardır. Yüce Allah’tan dünyevi bir şey murad etmeyi, mahreme dokunmak kadar yaman saymışlar. Dualarını bile edep süzgecinden geçirmişler. İçten veya dıştan yakarmayı bile bir kısmı utanarak ertelemişler.

O biliyor ya demişler.

Ya O’ nun her şeyi bildiğini bilmeyenler?

 

Kaynak: Sabah

Bu yazı aylinn tarafından 14 Mart 2014 tarihinde yazılmış.

Dakikalar Hayatınızı Değiştirebilir...

Artık hayatınıza yeni bir çizgi çekin ve sadece dakikaların bile yaşamınız da ne denli önemli olduğunun ...

Gürcü Çorbası Tarifi (Artvin Yöresi)...

Aylinn.com yemek tarifleri kategorisi altında birbirinden leziz, damakta kalıcı iz bırakacak çorba tarif...

Yüksük Çorbası Tarifi...

Birbirinden enfes yemek tarifleri Aylinn.com’da!   Aylinn.com birbirinden leziz çorba tarifle...

Gündelik Yaşamda Kadının Aktif Olması...

Bir kadının, günlük yaşamı içerisinde mutlaka aktif olması gerekmektedir. Eğer bir kadın kendini geri pl...

BURÇLAR
Bumerang
Bumerang - Yazarkafe

Aylinn.com © 2014 Her hakkı saklıdır. -- Google -- İletişim